3 Ağustos 2010 Salı

Son Twitini Yaptı...


Şakamız şöyle, kurbanımızı @ olarak twitimize ekliyoruz ve "kaçırıldım, yardım et, s.o.s., tenks,bye" yazıyoruz. Tabi kurbanımız çok da twittercı olmasın ki, durumu pek anlamasın,açıkçası çok da çakal olmasın. 1-2 gün ortadan kaybolarak, telefonlara çıkmayarak yüreği bir "lan yoksa?" fikriyle hop ettiriyoruz.
İyice bir suçluluk psikolojisi yaratmak istiyorsak "benden başka da kimse görmemiş" savunmasını azaltmak için özel mesaj olarak da kurbana bunu atabiliriz.
Arkadaşları ayarlayıp kurbana "neden yardım etmedin çocuğa" baskısıyla kurbanı daha bir çökertiyoruz.
Olaya polisti, aileydi katmama şartını da bir şekilde düşünüp bir şaka hikayesini daha hayatınıza katabilirsiniz...

Fake Hesaplar da Sıçabilir.


Eğlenmeyi çok seven ben kimi zaman sahte hesaplar alarak sosyal ağlarda kendimce eğlenirim. Yine geçenlerde sosyal medyada yer alması neredeyse imkansız olan bir ünlü adına bir twitter hesabı açtım ve twitlemeye başladım. 1. gün her şey normaldi...tamamen o kişinin kimliğinde devam ettim ve takipçi toplamaya başladım. 2. gün birazcık azmam gerekiyordu yoksa eğlence olayı olmayacaktı ve öyle yaptım, azdım. Ünlü ve yaşlı alaturka solisti abimiz "#nowplaying"lerinde kimi zaman Death metal, kimi zaman rap kimi zaman da r&b dinliyordu. Gelin görün ki ısrarla inanmaya devam eden sağlam fanları da vardı. Hele bir tanesi tamamdı, resmen beni memleketine çağırıyor, ailesinin ne kadar sevdiğinden falan bahsediyordu. Ta ki bugüne kadar...
Sevgili çılgın fan bana önce halimi hatrımı sorarak muhabbete başladı. Daha sonra yine klasikleşen sorusu "Abi ...'ya ne zaman geliyorsun"u sordu. Ben de gayet normal bir şekilde şu anda tatildeyim, yeni sezonda geleceğim illa ki dedim. Sonra çocuk ne yazsın..."abi sen gerçek değilsin, daha dün burdaydın. Konserine geldim, tanıştık, bana imzalı albüm hediye ettin ve fotoğraf çektirdik." Sonra sustum. Not: Görsel Fake'lik üzerine tamamen serbest çağrışımla bulunmuştur.

13 Temmuz 2010 Salı

Kapı Mevzuları

Biri kapıdan girince sorulan "geldin mi?" ye "hayır,ne alakası var" cevabının ve kapıdan anahtarla giren kişiye içeri odadan gelen "kim o?" ya "hırsız" cevabının hep bir dilin ucunda kalması, kimi zaman uçta kalmayıp dışarı çıkartılması.

Diyafondan sorulan "kim o?"ya istisnasız "ben" denmesi. Ben onu sesinden tanıyorum inandırıcı değil, valla değil...

Misafirin suskunluk sonucu kalktığı evden akla gelen muhabbet sebebiyle ev sahibini en az 15 dakika kapı önünde kitlemesi.

Bir de hep filmlerde randevu sonrası kapı önünde ilk öpüşmesini yaşayan çiftler var, ama onun pek alakası yok,hayır hayır yok...

9 Temmuz 2010 Cuma

Cemre'nin düşüşü...

Zamanında cemrenin denize düşüşü haberini yapan kişileri, Temmuz'dan çok alakasız sürmekte olan hava şartları sebebiyle suçluyoruz. Haberi yapan kişilerin aslında zamanında resimdeki Cemre adında bir kızın denize düşüş haberini yaptığını iddia ediyoruz... Havaların böyle gitmeye devam ederse, aylar önce gerçek haber olarak varsayılan cemrenin denize düşüş fotoğraflarının yayınlanmasını talep ediyoruz...

8 Temmuz 2010 Perşembe

Ahtapot değil ki o kunduz!

Gündeme oturan popüler bir hayvan olarak ahtapotu anlatacağız bugün sevgili günlük... Bu malum ahtapot hayvanı yıllardır içinde tuttuğu kıskançlıkla azmedip futbol maçlarını, kadrolarını az çok bilerek, hafızasına kazıyarak günlerden bir gün iddia oynamaya başlamıştır... Üç beş tutturup yemdi, suydu, akvaryum malzemesi, filtresiydi alıp, yolunu bulduktan sonra, arkadaşları tarafından hasetle gözlemlenmeye başlanmıştır. E tabi suda yaşam zor... Dikkatleri çeken ahtapotun, kendisine tahmin soruldukça bir tarafları, kolları kalkmıştır, asıl olay budur, bu kadar abartılmamalıdır...


Haberi ilk duyduğumda aklıma gelen yılların emekçisi kunduzdur, popülaritesindeki düşüş beni yürekten etkilemiştir... Zaten, ahtapot da aralarındaki bir husumetten dolayı bunları yaptığını itiraf etmiştir.


Peki, bu kunduz ne yapar? Her sene 2 Şubat tarihinde Amerika ve Kanada'da milli bir tatil olarak kutlanan ve kendi adını taşıyan bir güne sahiptir. Baharın iyi geçip geçmeyeceğine dair doğal olarak vücut diliyle tahminde bulunan bizim kunduz, sevgi dolu bir simge olarak hayvan aleminde yerini almıştır.


Bunları nereden mi biliyoruz? 1993 yılında, hayatta nadir dediğim "mükemmel ve en az bir kez izlenmesi gereken" (ki benim çok oldu saymadım) "Groundhog Day/Kunduz Günü" adında bir film çekildi. Başrollerini canım Bill Murray ve Andie Macdowell'i paylaştığı bu film, her gününü tekrarlayan ve adı bizde "Bugün Aslında Dündü" olarak çevrilmiş olan sizi çeşitli içsel kurgulara yöneltebilecek ve bolca da güldürebilecek bir lezzet. =) "Ben olsam"la başlayan cümleleriniz için birebirdir...

Neyse, konumuz aslında tahminci hayvanların atası kunduz ve taklitçisi ahtapot... Yüz vermeyin şuna yaeee, "kunduzu seven en az 100.000 kişi bulabilirim, haydi kunduzcular buraya" grubu kurarım bak, ona göre... =p

Groundhog Day IMDB notu: 8.2/10

7 Temmuz 2010 Çarşamba

Son Kararınız mı?



Formspring me ve Quizy me gibi soru sitelerinde cevabınızı yayınlamadan önce "Kenan Işık" tuşu çıksın. Bu fotoğrafı olsun ama özellikle, böyle bir kafa karıştırıcı, hınzır... Düşünüp bir gazla yazdığınız cevaba tekrar bir göz atılsın, "yok yok şu kısmı ağır oldu" densin içte içte ve silinsin.

"Son kararınız mı?"
a) Evet
b) Hayır

Seçiminizden sonra yayınlanan cevap daha içe sinen olacaktır, tabi bir takım sözler de içte kalacaktır o ayrı konu.

Kararsızlığımın damga vurduğu şu günlerim için Sıla'dan gelsin: "En kötü kararlardan beterdi kararsızlık"...

6 Temmuz 2010 Salı

Çerez...


Çerez, cips, atıştırmalık seven biriyseniz ve kendinizi yememeye mi zorluyorsunuz? İşte tam bu zorlama anları sırasında bilgisayar başında oturup belki aklıma aburcuburu getirmem derken karşınıza çıkacak olan "çerez" sizi hoşnut etmeyecektir. Gaza gelinip "çerezler sil"inecek ve dönüşü olmayan yola girilecektir. Kötü birşey, yapılmasın...