9 Eylül 2010 Perşembe

IKEA'dan "hah" talebi...


Ikea'nın son reklamını izleyenler bilir. Reklamda herkes aradığı eşyayı buluyor ve "hah" diye bir tepki veriyor. Ikea'nın meşhur "evinizin herşeyi" sloganıyla bağdaşan reklamın sonunda da kapıya gelen yeni katalog ile son bir "hah"lama oluyor. Gözlemlerimize göre Ikea bu reklamda evin en önemli "herşeyi"ni atlamış. İlk bakışta "hah" dedirten hayatımızın erkeğini/kadınını bulamıyoruz. Buradan "Ikea evimizin erkeği" ya da "Ikea evimizin kadını" sloganıyla bu soruna da çözüm bulmasını talep ediyoruz! Ikea bizi "hah"lat bebeğim, saygılar, sevgiler... :)

6 Eylül 2010 Pazartesi

En Eski Sosyal Medya Aracı: Sigara


Aslında bilinen ama artık zamana yavaş yavaş yenildiğini düşündüğüm bir sosyal medyacı olarak sigara... İş yerinde ya da yasak olan yerlerde "sigaraya çıkalım mı?" lafıyla kaynaşma başlatan ve tüm dedikoduları, olup biteni, belki sen bir süredir kopmuşken tekrar hayata bağlatan konuşmaları, bir dalda sunardı sana sigara. Yanında da çayı,kahvesi olurdu kimi zaman.


Bizde yasak yokken ama bazı ülkelerde varken daha dizilerde en çok işlenen ofis unsurlarındandı sigara. Friends'ten Rachel müdürle çatı katında takılsın diye sigaraya başlardı mesela. Yakın zamandan düşünürsek How I Met Your Mother'da hepsi gizli gizli sigara içerlerdi ancak birbirlerine tepkileri bana göre o eski Friends zamanlarından daha fazlaydı. Ortam değişmişti yavaş yavaş, sigarayı bırakmalar artmış, "doğayı ve kendimizi koruyalım"cılık artmıştı. Artan yasaklar mı göze sokulan "sigara içersen elbet birgün ölürsün" paket dizaynları mı ya da bilinçlenmemi bilmem, sanırım artık "sigara içmemek" daha çok sosyalleştirir oldu.


Ben sigara içen taraftan değildim ama muhabbetine katılırdım. Şimdi ne alakası var, hala durum böyle diyen olabilir. Tabi ki yine bu durum var ama eskisi gibi rahat rahat ortam yaratılamıyor gibi geliyor bana, size yan gözle eleştirel bakan gözler daha çok. Artık daha sağlıklı paylaşımlar,evinden laptopla kaynaşmalar var, tabi ki çok daha iyi, daha dumansız =p Bilinçlenen ve birbirimizi uyarır olduk bu konuda, bence iyi de olduk.Bilmem neden,sigara bana paylaşım ortamının atası gibi geliyor,bu bloga yılların en bilinen geyiklerinden birini de yazmamak olmazdı...

15 Ağustos 2010 Pazar

Ramazan'da Four Square Rastlaşmaları

1) Pide kuyruğunda, aynı fırınla ilgili yer bilgisi girildiğinde,


2) Açık hava,belediye iftarlarında masanın bir köşesinden yer bilgisi girildiğinde,


3) Dışarıdaki bir yerde, restorantta iftar yapıldığı sırada yer bilgisi girildiğinde,


4) Hadi hiç olmadı Sultanahmet'te gece yürüyüşü sırasında yer bilgisi girildiğinde, ortak bilgileri girdiğiniz sosyal medya dostlarınıza rastlayabilir ve tanışabilirsiniz.

Hayırlı Ramazanlar, bol şaşırma efektli ve kahkahalı tanışıp kaynaşmalar...

10 Ağustos 2010 Salı

"Sor Gayri- De Bakeyn" Hizmetinden...


Q: Senin için gelecek seçimde muhtarlığa aday olacağmış diyollar?
A: Yogh babam nerde, Hüsam sen misin la?

Q: Tarlaya ne zaman çıkıveren gız?
A: Yeminlen bu sıcaklardan al bastı, kendime gelem bi buluşuruk

Q: Hatce gız, görücü, kısmet, neyin yok mu? Serpiliverdin sen iyice artıkın...
A: Elbet beni de alıveren çıkar be ablam,alnımızda yazılı nassa...

Q: Şehre oku deye yolladık oğulcazım, internette mi sürtüyon sirseri sirseri hele de bi bağa?
A: Yok artık lan, burada da mı! 0_o

Q: Derede hiç çıplak yüzüverdin mi?
A: Bubama diyem bi istersen cevaplayıversin, boyu devrilesice!

7 Ağustos 2010 Cumartesi

Bekarlar, bekarlar


Bu sabah Tv'de başlayan Beyonce'nin Single ladies şarkısı beni çok derin düşüncelere itti. Bu şarkının Türkçe bir karşılığı olmalı diye aranırken ampül yanıverdi. Attila Taş'ın "Bekarlar" diye bir şarkısı vardı dedim içimden ve buldum:

p.s. 2:02'ye dikkat!


6 Ağustos 2010 Cuma

My Super Sweet 16


Hani şey vardır ... "My Super Sweet 16"de kız babasının hediye aldığı arabayı görünce "DADDDDDDDY YOU AREEE FANTASTIC " diye samimiyetsizce bağırır ya, işte o mentalde bir kızla tanıştım bugün. Ne yapıp sunduysam ( vasat da olsa) "Oğğğğğğlum sen aşmışsın, oğğğğğlum manyaksın, yuhhh sana" falan diyip durdu bütün gün. Gün sonu anladım amacını... boşaydı... üç noktalar çok etkileyici olabiliyorlar... öyle yani...

3 Ağustos 2010 Salı

Son Twitini Yaptı...


Şakamız şöyle, kurbanımızı @ olarak twitimize ekliyoruz ve "kaçırıldım, yardım et, s.o.s., tenks,bye" yazıyoruz. Tabi kurbanımız çok da twittercı olmasın ki, durumu pek anlamasın,açıkçası çok da çakal olmasın. 1-2 gün ortadan kaybolarak, telefonlara çıkmayarak yüreği bir "lan yoksa?" fikriyle hop ettiriyoruz.
İyice bir suçluluk psikolojisi yaratmak istiyorsak "benden başka da kimse görmemiş" savunmasını azaltmak için özel mesaj olarak da kurbana bunu atabiliriz.
Arkadaşları ayarlayıp kurbana "neden yardım etmedin çocuğa" baskısıyla kurbanı daha bir çökertiyoruz.
Olaya polisti, aileydi katmama şartını da bir şekilde düşünüp bir şaka hikayesini daha hayatınıza katabilirsiniz...