7 Temmuz 2010 Çarşamba

Son Kararınız mı?



Formspring me ve Quizy me gibi soru sitelerinde cevabınızı yayınlamadan önce "Kenan Işık" tuşu çıksın. Bu fotoğrafı olsun ama özellikle, böyle bir kafa karıştırıcı, hınzır... Düşünüp bir gazla yazdığınız cevaba tekrar bir göz atılsın, "yok yok şu kısmı ağır oldu" densin içte içte ve silinsin.

"Son kararınız mı?"
a) Evet
b) Hayır

Seçiminizden sonra yayınlanan cevap daha içe sinen olacaktır, tabi bir takım sözler de içte kalacaktır o ayrı konu.

Kararsızlığımın damga vurduğu şu günlerim için Sıla'dan gelsin: "En kötü kararlardan beterdi kararsızlık"...

6 Temmuz 2010 Salı

Çerez...


Çerez, cips, atıştırmalık seven biriyseniz ve kendinizi yememeye mi zorluyorsunuz? İşte tam bu zorlama anları sırasında bilgisayar başında oturup belki aklıma aburcuburu getirmem derken karşınıza çıkacak olan "çerez" sizi hoşnut etmeyecektir. Gaza gelinip "çerezler sil"inecek ve dönüşü olmayan yola girilecektir. Kötü birşey, yapılmasın...

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Kedi Çıldırtma Oyunu


Bugün evde yalnızdım, gecenin sonuna doğru can sıkıntısından eskiden neler yapardık diye düşünürken aklıma "kedi çıldırtmamız" geldi. Ben küçükken yani daha evimizde Commodore 64'ün olduğu seneler, abimle cam önünden sokağı izleme seanslarımız olurdu. Gecelerden birinde farkettik ki bizi de karşı apartmandan izleyen biri var. Camın önünde duran bir ev kedisi... Canımız çok sıkılmış ya da kanımızdaki doğuştan delilik hali nüksetmiş olmalı ki resimdekine benzer bir peluş kedimle, komşu kediyi çıldırtma kararı aldık. Camdan saklanıp elimizdeki peluşla karşı camdaki kediyi azdırmaca, çıldırtmaca oyunu oynamaya başladık. Kedinin sahiplerine yakalanmamak tek kuraldı ve kedinin ilgisini çekmek oyunun amacıydı. O zaman için eğlenceli ve vakit geçirten bir uğraştı, tabi bir süre sonra ondan da sıkılıp sanırım başka birşeyler bulduk tam hatırlamıyorum. Ben yine aynı odadayım, peluş kedim gri olmuş bir gardırop üstünde, karşı camda ne kedi kaldı ne de o ev sahipleri, abimse evlendi. Sanırım ben yine canım sıkılınca geçmişi özledim ve şimdiye kadarki en uzun blog yazımı yazdım. Yine sanırım ki en acısı da şimdi karşıda bir kedi olsa "aman ne uğraşacağım" mantığında aynısını yapmayacak olmam, büyümem...

2 Temmuz 2010 Cuma

Gökhan Özen Jet-ski Anketi

Hazır yeni şarkısı "İstanbul Daha Erken" ile etrafta takılırken Gökhan Özen'in tekrardan bir Jet-ski ile kaybolma haberini bekler olduk. Sizce bu yaz Gökhan Özen nerede kaybolacak?
a) Antalya açıkları
b) Bodrum açıkları
c) Alaçatı açıkları
d) Çanakkale açıkları
e) Tekrar Kıbrıs açıkları

30 Haziran 2010 Çarşamba



Hava 4 gün daha şizofren şekilde seyrini sürdürecekmiş... Bayanlar için alışveriş bahanesi +1: "Bir durup bir çoşan havadan kurtulmak için kendimi dükkanlara, alışveriş merkezlerine attım kurtuldum, tabi o arada da boş durmadım,alışveriş yaptım şekerim..."



Alacak birşey bulamadınız mı? Hiç olmadı eve "5 Liralık Şemsiye"yle gidin, hem de hergüne ayrı bir renk, maksat alışveriş...

8 Haziran 2010 Salı

Ctrl+C & Ctrl+V Sanatı...


Bugünün sanat kulislerinden aldığımız bir habere göre; eserinin yapımı sırasında klavyeyle yakalanan sanatçı yıllardır Ctrl+C & Ctrl+V tuşlarıyla sanatını yerine getirdiğini ve halkını yetenekliymişcesine kandırdığını inkar edemedi... Sanatçı "Teknolojiye ayak uydurdum!" diyerek kendini savunmaya geçti.

Hayalet Sevgilim...


Aslında yalnız gezerken gülümseyişlerinizde ya da birşey düşündüğünüzde içten içe gelen o onayda, gaza getiren duyguda, kimbilir belki de yandaki gibi "Facebook'a profil fotosu yaparım, çeksene yeğen" anlarında hep yanınızda hissettiğiniz varlık, evet evet o sizin hayalet sevgiliniz! Çekinmeden sevebilirsiniz... Eğer şanslıysanız sizin gibi tıpatıp aynıdır, gül gibi yaşar, bir yastıkta kocarsınız...